Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedir? Neden kutlanır? Tarihçesi!
Her sene 3 Mayıs tarihinde Basın Özgürlüğü Günü coşkuyla kutlanıyor. Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde basın özgürlüğüne dikkat çeken etkinlikler düzenleniyor. Basın çalışanları ve yetkililer özel gün için kutlama mesajları yayınlıyor. İşte Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedir? Neden kutlanır? Tarihçesi! Merak edilen detaylar haberimizde...
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1993 yılında aldığı bir karar ile tüm dünyada 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak kutlanıyor. Körfez Gazetesi ailesi olarak bizlerde tüm basın çalışanlarının 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü kutluyoruz.
Bugün için amaç basının demokrasiyi korumaktaki rolünü vurgulamak, etik gazeteciliği ön plana çıkarmak ve dünyada basının aşırı sansür edildiği ülkelere bir mesaj göndermek. Bunun yanında gün boyu çeşitli organizasyonlar ile görevini yaparken öldürülen gazetecileri anmak ve yetkililere sorumluluklarını hatırlatmak.
Türkiye’de Basın Özgürlüğü Durumu
Dünya genelinde basın özgürlüğü önündeki engellerin ve sorunların tartışıldığı günde gözler bir kez daha Türkiye’nin karnesine çevriliyor.
Türkiye son birkaç yıldır bazı endekslerde ‘özgür olmayan’ kategoride yer alıyor. Birkaç yıl öncesine kadar ‘kısmen özgür’ kategorisinde olan ülke Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’ne (RSF) göre şu an 180 ülke arasında 157. sırada bulunuyor.
Son değerlendirmede 4 basamak daha gerilemiş olan Türkiye aynı zamanda dünyada en fazla gazetecinin hapiste olduğu yer.
Her ne kadar hapiste olan gazetecilerin sayısı farklı kuruluşlarca farklı kriterlere göre değerlendirilse de tüm sonuçlar Türkiye’yi açık ara en kalabalık basın hapishanesine çeviriyor.
Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) verilerine göre 161, Türkiye Gazeteciler Sendikası’na (TGS) göre 148, Çağdaş Gazeteciler Derneği’ne (ÇGD) göre 140 ve Bağımsız Gazetecilik Platformu P24’e göre ise en az 184 basın çalışanı cezaevinde.
TGC’den ‘Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ açıklaması
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü öncesi bir açıklama yaptı.
Gazetecilerin ağır baskı altında olduğu belirtilen açıklamada “Haberin özgürce dolaşabildiği bir toplum olmalıyız. Ülke barışının sağlanabilmesi adına cezaevinde tutuklu bulunan gazetecilerin bir an önce serbest bırakılması gereğine inanıyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Corona virüs salgınıyla mücadele ederken gazetecilerin halkın haber alma kanallarını açık tutmak için özveriyle çalışıldığı belirtilen açıklamada, bu yıl da Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nü gazeteciler yeni sıkıntılarla ve güçlüklerle karşıladığı ifade edildi.

“TUTUKLU GAZETECİLER CORONA TEHDİTİ ALTINDA”
Corona virüsü salgını sürecinde özellikle sahada görev yapan muhabir, kameraman, ve foto muhabirlerin yaşadıkları zorluklara dikkat çeken açıklamada şu ifadelere yer verildi:
* Bulaşıcı salgından korunmak için ne medya patronlarından ne de devletten yeterli destek görüyor. Cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü bulunan meslektaşlarımız da corona virüsü karşısında korumasız bir durumda bulunmaktadırlar.
* İnfaz Yasasıyla çete mensuplarının, katillerin, uyuşturucu satıcılarının yararlandığı indirimden, kalemlerinden başka hiçbir silahı olmayan, yazıp çizmekten başka hiçbir suçu bulunmayan gazeteciler fevkalade güç koşullarda yaşamlarını sürdürmeye çabalıyorlar.
“TUTUKLU GAZETECİLER SERBEST BIRAKILMALI”
Tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması gerektiğine değinen açıklamada, “Halkın haber alma, bilgilenme hakkı çeşitli yollarla örselenmemeli, düşünceyi ifade özgürlüğünün önüne her geçen gün yeni engeller çıkarılmamalı. Hak ihlallerini yazan, gündeme getiren, olayları halk adına sorgulayan gazeteciler suçlanıp cezalandırılırken, gerçek suçluların, azmettiricilerin toplumda serbestçe dolaşmaları adaletle bağdaşmıyor Haberin özgürce dolaşabildiği bir toplum olmalıyız. Ülke barışının sağlanabilmesi adına cezaevinde tutuklu bulunan gazetecilerin bir an önce serbest bırakılması gereğine inanıyoruz” denildi.
“10 BİNLERCE GAZETECİ İŞSİZ”
Gazetecilerin görevlerini yapma uğraşlarına çeşitli engellemeler getirildiğine değinen TGC, “Basın sektöründe 10 binlerce gazeteci işsiz ve mesleğini yapamamanın ızdırabını yaşıyor. Yayın yasakları, sansür ve oto sansürün hızla sürdüğü bir ortamda halkın haber alma, bilgilenme hakkını sağlamaya çalışan bir avuç gazeteciye selam olsun” ifadeleri kullanıldı.
“GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”
‘Gazeteciler dönemlerin tanığıdır ve tarihe not düşerler’ ifadeleri kullanılan açıklamada, “Bu nedenle ısrarla diyoruz ki gazetecilik suç değildir. Gazetecilik halkın haber alma, bilgilenme hakkına hizmet eden saygın, onurlu bir meslektir. Haberin özgürce dolaşabildiği bir toplum olmalıyız. Ülke barışının sağlanabilmesi adına cezaevinde tutuklu bulunan gazetecilerin bir an önce serbest bırakılması gereğine inanıyoruz” ifadeleri kullanıldı.
“ÜLKEMİZ BU AYIPLARDAN ARINDIRILMALIDIR”
Açıklamada iç barışı sağlamakla yükümlü siyasetçilerin nefret söylemleriyle toplumu bölünmeye ittiği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:
* Yargı bağımsızlığı, editöryal bağımsızlık işlemiyor. Ülkemiz bu ayıplardan arındırılmalı, bunu gerçekleştirmesi gerekenler ise siyasetçiler ve iktidarlardır.
* 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü mesleğini özenle ve özveriyle yapan bütün gazetecilere kutlu olsun. Umuyoruz ki gelecekte, demokrasinin yeşerdiği, cezaevlerinde gazetecisi bulunmayan aydınlık ve barışçıl bir ülkede 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nü gururla kutlayacağız, bu en büyük dileğimiz |