




|
||
| Malatya Büyükşehir Belediyesi Borç Batağında | ||
| Sayıştay raporu, Malatya Büyükşehir Belediyesi Yasal borçlanma sınırı aşıldı, kredi borçlarına 2,95 milyar TL ek yük bindi. MASKİ, MOTAŞ ve belediye taşınmazları da raporda yer aldı. | ||
| Gündem Haberi | ||
![]() |
||
Sayıştay raporu, Malatya Büyükşehir Belediyesinin geçmiş dönemden devreden kredi yükünü ve artan faiz maliyetlerini gözler önüne serdi. Selahattin Gürkan yönetimi döneminde kullanılan 30 ayrı kredinin zamanında ödenememesi ve yeniden yapılandırılması, belediyenin mali yükünü ağırlaştırdı.
31 Aralık 2025 itibarıyla söz konusu kredilerin kalan anapara borcu 6 milyar 291 milyon lira olurken, faiz borcu 7 milyar 921 milyon liraya ulaştı. Böylece yalnızca bu kredilere ilişkin faiz tutarı, kalan anapara borcunu yaklaşık 1,63 milyar lira geride bıraktı.
Raporda, belediyenin yasal borçlanma limitini 2023, 2024 ve 2025 yıllarında aştığı da kaydedildi. Belediyenin toplam borç stoku 2024 sonunda 17,2 milyar liraya kadar yükselirken, 2025 yılı sonunda 16,3 milyar lira olarak gerçekleşti.
Belediyenin Sayıştay’a verdiği cevapta, toplam borç stokunun yüzde 87,17’sinin kamu bankalarına olan kredi borçlarından oluştuğu ve söz konusu kredilerin 2023 yılının son çeyreğinde kullanıldığı belirtildi.
Sayıştay’ın Malatya Büyükşehir Belediyesi için hazırladığı ekim ayı 2025 yılı denetim raporu yayımlandı. Raporda belediyenin gelir-gider dengesi, harcama kalemleri ve yasal borçlanma limitlerinin aşılmasına ilişkin veriler yer aldı.
Gelir ve Gider Dağılımı Tablolara Nasıl Yansıdı? Sayıştay raporunda yer alan Faaliyet Sonuçları Tablosu'na göre, belediyenin 2025 yılındaki net gelir toplamı 10.310.520.348,13 TL olurken, giderler hesabı 7.428.448.951,31 TL olarak gerçekleşti.
Gider kalemlerinin ekonomik sınıflandırmasında en büyük pay 3.538.403.483,97 TL ile "Mal ve Hizmet Alım Giderleri"ne ait oldu. Bu kalemi sırasıyla; Amortisman giderleri 1.139.716.117,33 TL,
Bütçe Ödeneği ve Gerçekleşme Oranları Rapor verilerine göre, belediyenin 2025 yılı bütçe öngörüsü 13.500.000.000,00 TL olarak belirlenmişti. Yıl içinde yapılan bütçe gideri 8.891.445.907,03 TL olurken, 4.608.554.092,97 TL tutarındaki ödenek iptal edildi. Bütçe gelirleri tarafında ise gerçekleşme tutarı 8.525.826.562,09 TL olarak kayıtlara geçti ve bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı yüzde 63,15 olarak hesaplandı.
Borçlanma Sınırı ve Mevzuat Bulgusu Sayıştay raporunun en dikkat çeken denetim bulgularından biri borçlanma limitlerine ilişkin oldu. İncelemelerde, Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin 2024 yılı sonu itibarıyla kesinleşen bütçe gelirine göre hesaplanan yasal borçlanma sınırının aşıldığı tespit edildi.
Raporda, 2025 yılı sonu itibarıyla toplam borç stokunun 16.305.032.093,13 TL'ye ulaştığı, mevcut durumun 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 68'inci maddesi ile Borçlanma İşlemleri Hakkında Genelge'de öngörülen usul ve esaslara aykırılık teşkil ettiği ve mali disiplini olumsuz etkilediği ifade edildi.
Belediye yönetimi ise borç stokunu azaltmak amacıyla gider kontrolü, tasarruf uygulamaları, gelir artırıcı tedbirler ve finansman çalışmalarının sürdürüldüğünü bildirdi.
MASKİ İLE BELEDİYENİN HESAPLARI ARASINDA BÜYÜK FARK Sayıştay raporunda yalnızca borçlanma ve kredi işlemleri değil, Malatya Büyükşehir Belediyesi ile bağlı kuruluşu MASKİ arasındaki mali kayıtlar da yer aldı.
İki kurumun muhasebe kayıtlarında dikkat çekici tutarsızlıklar bulunduğu belirtildi. Rapora göre MASKİ, belediyeden 34,9 milyon TL alacaklı görünmesine rağmen bu tutar Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin kayıtlarında yer almadı.
Bunun yanı sıra belediyenin kendi kayıtlarında MASKİ’den 1 milyar 103 milyon TL alacaklı olduğu görülürken, MASKİ’nin kayıtlarında belediyeye olan borç 346,4 milyon TL olarak kaydedildi.
İki kurumun kayıtları arasındaki bu fark, mali mutabakatın sağlanması ve muhasebe kayıtlarının karşılıklı olarak uyumlu hâle getirilmesi konusunu gündeme getirdi. Belediye yönetiminin, muhasebe mutabakatı konusunda düzeltici işlemlerin başlatıldığını bildirdiği raporda yer aldı. Söz konusu işlemlerin sonucunda iki kurum arasındaki mali kayıt farklılıklarının giderilmesi bekleniyor.
MOTAŞ’A 835 MİLYON TL GELİR DESTEĞİ Raporda dikkat çeken bir diğer başlık, Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin belediye şirketi MOTAŞ’a sağladığı mali destek oldu. Sayıştay raporuna göre, MOTAŞ’a 2025 yılı içerisinde toplam 835 milyon TL gelir desteği sağlandı. Denetimde, söz konusu desteğin nüfus, hat uzunluğu veya yolcu sayısı gibi nesnel kriterler esas alınmadan verildiğine dikkat çekildi.
Toplu ulaşım hizmetlerinin finansmanı kapsamında sağlanan desteğin hangi ölçütlere göre belirlendiği konusu, rapordaki önemli tespitler arasında yer aldı.
MOTAŞ’ın mali yükümlülüklerine ilişkin bir başka bulgu da şirketin Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan borçlarıyla ilgili oldu. Raporda, MOTAŞ’ın SGK borçlarına karşılık belediyeye ait 114 milyon 969 bin TL değerindeki 7 taşınmazın doğrudan SGK’ya devredildiği belirtildi. Ancak bu işlemin 2025 yılı mali tablolarına sermaye artırımı olarak yansıtılmadığı, muhasebe işleminin 2026 yılına bırakıldığı ifade edildi.
Böylece MOTAŞ’a sağlanan 835 milyon TL’lik gelir desteğinin yanı sıra, şirketin SGK borçları nedeniyle gerçekleştirilen taşınmaz devri de Sayıştay denetiminde öne çıkan konular arasında yer aldı.
DÜNYA KAYISI TİCARET MERKEZİ’NDE 60 İŞ YERİ İHALESİZ KULLANDIRILDI Sayıştay raporunda, Malatya’nın kayısı ticareti açısından önemli projelerinden Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’ne ilişkin tespitler de yer aldı.
Rapora göre, 2023 yılında KDV dâhil 605 milyon 658 bin TL kredi kullanılarak satın alınan 91 iş yerinin kullanım durumları incelendi. İnceleme sonucunda iş yerlerinden 60’ının ihale yapılmadan ve sözleşme düzenlenmeden kullandırıldığı belirtildi.
Aynı merkezde bulunan 31 iş yerinin ise atıl durumda bırakıldığı kaydedildi. Böylece önemli miktarda kredi kullanılarak edinilen iş yerlerinin bir bölümünün ihalesiz ve sözleşmesiz şekilde kullanıldığı, diğer bölümünün ise kullanılmadan bekletildiği yönündeki tespitler raporda yer aldı.
Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’ne ilişkin bulgular, belediye taşınmazlarının değerlendirilmesi, kullanım süreçlerinin düzenlenmesi ve kamu kaynaklarıyla edinilen varlıkların etkin biçimde işletilmesi konularını da gündeme taşıdı.
BELEDİYE TAŞINMAZLARINDA İHALESİZ KİRALAMA TESPİTİ Sayıştay denetiminde belediyeye ait taşınmazların kiralanmasına ilişkin uygulamalar da incelendi. Raporda, bazı belediye taşınmazlarının belediye şirketlerine ihale yapılmadan kiralandığı tespitine yer verildi. Taşınmazların kiralanmasında izlenen yöntemler, denetim kapsamında öne çıkan idari ve mali konulardan biri oldu.
Kamuya ait taşınmazların kullanım ve kiralama süreçlerinin ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülmesi, belediye gelirlerinin doğru hesaplanması ve işlemlerin denetlenebilir olması açısından önem taşıyor.
Rapordaki tespitler, belediyenin taşınmaz yönetimiyle ilgili uygulamalarının da denetim bulguları doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.
RUHSATSIZ ALIŞVERİŞ MERKEZİ TESPİTİ Raporda yer alan bir diğer bulgu, belediyenin sorumluluk alanında faaliyet gösteren bir alışveriş merkeziyle ilgili oldu. Sayıştay, söz konusu alışveriş merkezinin iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösterdiğini belirtti.
İşyeri açma ve çalışma ruhsatları, ticari faaliyetlerin ilgili mevzuata uygun biçimde yürütülmesi bakımından temel idari belgeler arasında bulunuyor. Raporda yer alan tespit, belediyenin sorumluluk alanındaki ruhsat denetimleri ve mevzuata uygunluk süreçlerini de gündeme getirdi.
500,9 MİLYON TL’LİK ALTYAPI KAZI BEDELİ BULGUSU Sayıştay raporunda altyapı kazıları nedeniyle tahakkuk ettirilen bedellerin kullanımına ilişkin önemli bir tespit de yer aldı. Rapora göre, Altyapı Koordinasyon Merkezi (AYKOME) tarafından tahakkuk ettirilen 500,9 milyon TL tutarındaki altyapı kazı bedeli, altyapı yatırım hesabında toplanmadı. Söz konusu tutarın amacı dışında kullanıldığı kaydedildi.
Altyapı kazıları nedeniyle tahakkuk ettirilen bedellerin ilgili hesaplarda izlenmesi ve belirlenen amaçlar doğrultusunda kullanılması, kamu kaynaklarının yönetimi açısından önem taşıyor.
Raporda yer alan bulgu, altyapı yatırımlarıyla bağlantılı gelirlerin hangi hesaplarda toplandığı ve nasıl kullanıldığı konusunu da denetim gündemine taşıdı.
Belediye yönetiminin, AYKOME yönetmeliğinin güncellenmesi konusunda düzeltici işlemleri başlattığı da raporda belirtildi.
TAKSİ, MİNİBÜS VE SERVİS PLAKALARINDA SÜRESİZ KULLANIM Raporda toplu ulaşım ve ticari araç plakalarının kullandırılmasına ilişkin uygulamalar da yer aldı. Sayıştay denetiminde taksi, minibüs, servis ve toplu taşıma plakalarının ihale yapılmadan ve süresiz olarak kullandırıldığı tespit edildi.
Söz konusu uygulama, ticari plakaların kullanım hakkının hangi yöntemlerle verildiği ve bu hakların hangi koşullarda sürdürüldüğü konularını gündeme getirdi.
Rapordaki bulgular, plaka kullanımına ilişkin işlemlerin mevzuata uygunluğu ve kamu kaynaklarının değerlendirilmesi açısından dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı.
17 YAPIM İŞİNDE ALL-RİSK SİGORTA POLİÇELERİ GÜNCELLENMEDİ Sayıştay raporunda belediyenin yürüttüğü yapım işlerine ilişkin sigorta uygulamaları da incelendi. Rapora göre, 17 yapım işinde iş artışı ve fiyat farkları meydana gelmesine rağmen All-Risk sigorta poliçeleri güncellenmedi. Yapım işlerinde meydana gelen değişikliklerin sigorta poliçelerine yansıtılması, işlerin karşı karşıya kalabileceği risklerin güvence altına alınması açısından önem taşıyor.
Raporda yer alan tespit, belediyenin yapım işlerinde sigorta teminatlarının güncelliğinin korunmasına yönelik uygulamalarını da denetim kapsamına aldı.
70 ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ KADROSUNUN 43’Ü VEKALETEN YÜRÜTÜLÜYOR Belediyenin personel yapılanmasına ilişkin tespitler de Sayıştay raporunda yer aldı. Rapora göre, belediyedeki 70 şube müdürlüğü kadrosunun 43’ü vekâleten, 12’si ise tedviren yürütülüyor.
Söz konusu rakamlar, şube müdürlüğü kadrolarının önemli bir bölümünde asaleten görevlendirme yerine vekâlet veya tedvir uygulamalarının bulunduğunu ortaya koydu.
İdari kadroların nasıl doldurulduğu ve görevlerin hangi yöntemlerle yürütüldüğü, belediyenin kurumsal yapısı ve yönetim süreçleri bakımından raporda öne çıkan konulardan biri oldu.
BELEDİYE YÖNETİMİNDEN DÜZELTİCİ İŞLEM AÇIKLAMASI Sayıştay raporunda yalnızca denetim bulgularına değil, belediye yönetiminin verdiği yanıtlara da yer verildi.
Belediye yönetimi, kredi borçlarının 2023 yılının son çeyreğinde kullanılan kredilerden kaynaklandığını ve gelirlerin borç ödemelerini karşılayamaması nedeniyle yapılandırmaya gidildiğini bildirdi.
Borç stokunun yasal sınırlar altına çekilmesi için tasarruf ve gelir artırıcı çalışmaların sürdürüldüğü belirtilirken, mali kayıtlar arasındaki uyuşmazlıkların giderilmesi amacıyla muhasebe mutabakatı çalışmalarının başlatıldığı ifade edildi.
Raporda ayrıca ecrimisil tahsilatları ve AYKOME yönetmeliğinin güncellenmesi gibi konularda düzeltici işlemlerin başlatıldığı bilgisi yer aldı . Bu açıklamalar, denetimde tespit edilen bazı sorunların giderilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü ortaya koyarken, uygulamaların hangi ölçüde sonuç vereceği önümüzdeki dönemde takip edilecek konular arasında bulunuyor.
https://www.malatyastar.com/haber/29070844/sayistayin-2025-raporunun-ortaya-koydugu-gercek-sami-erin-yonettigi-malatya-buyuksehir-belediyesi-tel-tel-dokuluyor Sami Er yönetiminin 2025 yılındaki iş ve işlemlerini mercek altıona alan ve Sayıştay Başkanlığı tarafından yayınlanan “Malatya Büyükşehir Belediyesi 2025 Yılı Sayıştay Denetim Raporu”, Malatya Büyükşehir Belediyesi tarihinde görülmemiş yoğunluktaki hukuka aykırı iş ve işlemleri tam 25 bulgu ile kayıt altına alan bir rapor olarak tarihe geçti.
Belediyenin finansal yapısındaki bozuklukların her geçen gün artışı, belediyenin adeta bir borç batağına saplanması, ihalelerin ihale mevzuatına aykırı biçimde düzenlenmesi, belediye gelirlerinin tam olarak doğru kayıt altına alınmaması, belediye ile belediye bağlısı kuruluşlar arasındaki parasal ilişkilerin çarpık bir düzen ilişkisi içinde yürütülmesi, muhasebe kayıtlarının gerçeğe aykırı biçimde tutulması, ticari plakaların bazı kişi ya da kurumlarıa ihalesiz ve süresiz verilmesi, Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nde belediyeye ait iş yerlerinin bazı kişilerce işgal edilmesine karşın herhangi bir işlem yapılmaması gibi başlıklar başta olmak üzere, 2025 Yılı Sayıştay Raporu; Sami Er yönetimindeki Malatya Büyükşehir Belediyesi’min nasıl yönetildiğini değil, nasıl yönetilemediğini son derece çarpıcı ve somut örneklerle ortaya koyuyor.
Sayıştay Raporu’na göre, Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin yıl sonu itibarıyla 16 milyar 305 milyon lirayı aşan borç stoku, yasal borçlanma limitinin yaklaşık 2 milyar 956 milyon lira üzerinde gerçekleşti.
Aynı nitelikteki bazı hizmet alımlarının doğrudan temin sınırlarının altında kalacak biçimde bölündüğü, belediyenin 5 bin 990 taşınmazından 3 bin 357'sinin değerleme işlemlerinin tamamlanmadığı ve MOTAŞ'a devredilen taşınmazların muhasebe kayıtlarında eksiklikler bulunduğu belirlendi.
Dünya Kayısı Ticaret Merkezi'ndeki iş yerlerinin bir bölümünün fuzul işgale maruz kalmasına karşın belediyenin fuzuli işgali soan erdirecek işlemlerden kaçınması, ticari plakaların ihalesiz ve süresiz kullandırılması ve müdürlük kadrolarındaki yaygın vekâleten görevlendirmeler de rapora girdi. Önceki yıldan kalan bazı bulguların giderilmemiş olması ise belediyenin mali yönetimi ve kurumsal denetim mekanizmaları açısından tam anlamıyla bir yönetim zaafının varlığını gösteren örnekler oluşturdu.
Malatya Büyükşehir Belediyesi'nin 2025 yılı hesap ve işlemlerine ilişkin Sayıştay Denetim Raporu, belediyenin mali yönetimi, kamu kaynaklarının kullanımı, ihale süreçleri ve kurumsal işleyişi açısından belediyenin adeta raydan çıktığına işaret eden güçlü somut örnekler sergiliyor.
Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026 tarihini taşıyan raporda, denetim görüşünün dayanağını oluşturan dört bulgunun yanı sıra 21 ayrı başlık altında başka tespitlere yer verildi. Böylece raporun bulgu listesinde toplam 25 başlık oluştu.
Üstelik mesele yalnızca bir muhasebe hatasından, tek bir ihaleden veya birkaç personel görevlendirmesinden ibaret değil. Borçlanma sınırının aşılmasından bankalara olan borçların zamanında ödenememesine, doğrudan temin yoluyla gerçekleştirilen alımlardan belediye gelirlerinin takibindeki eksikliklere, taşınmazların değerlemesinden personel yönetimine kadar birbirinden farklı alanlarda sorunlar tespit edildi.
Raporun ortaya koyduğu tablo, belediyede mali disiplinin, idari gözetimin ve mevzuata uygun işlem yapma kapasitesinin kapsamlı biçimde sorgulanmasını gerektiriyor.
Sayıştay denetçilerinin saptamaları; belediyenin adeta raydan çıktığını, bütçesinden taşınmazlarına, personel alımlarından şirket – belediye ilişkilerindeki derin çelişkiler kadar her kalemde derin bir başıboşluk, ciddi bir kurumsal zaaf ve açık bir yönetimsizlik içinde olduğunu tescil etmektedir.
Malatya Büyükşehir Belediyesi'nin 2025 yılı raporunda bu ölçüt bakımından yanıt bekleyen ciddi sorular bulunuyor.
1. BELEDİYE BORÇLA YÖNETİLEMEZ: BORÇLANMA LİMİTİ 2 MİLYAR 955 MİLYON LİRA AŞILDI! Rapora göre Malatya Büyükşehir Belediyesi'nin 2025 yılı sonu itibarıyla toplam borç stoku 16 milyar 305 milyon 32 bin 93 lira olarak hesaplandı.
Buna karşılık, 2025 yılı için hesaplanan borçlanma limiti 13 milyar 349 milyon 526 bin 440 lirada kaldı. Aradaki fark ise tam olarak: 2 milyar 955 milyon 505 bin 653 lira. Başka bir ifadeyle belediyenin toplam borç stoku, raporda hesaplanan yasal borçlanma limitini yaklaşık 2,96 milyar lira aştı. Sayıştay, belediyenin yalnızca 2025 yılında değil, 2023 ve 2024 yıllarında da borçlanma limitini aştığını tespit etti.
Bu durum, tek bir yıla özgü bir hesaplama sorununun ötesinde, borç yönetiminin birkaç yıl boyunca devam eden bir sorun olarak ele alınmasını gerektiriyor.
Belediyenin rapora verdiği yanıtta, 2025 sonundaki toplam borç stokunun yüzde 87,17'sinin kamu bankalarından kullanılan kredilerden oluştuğu, bu kredilerin 2023 yılının son çeyreğinde kullanıldığı ve mevcut gelirlerle kredi taksitlerinin karşılanamadığı belirtildi.
Borçlanma limiti, yalnızca muhasebe tablolarında izlenen teknik bir rakam değil; belediyenin mali hareket alanını ve borç yükünü kontrol altında tutmak için getirilen yasal bir sınırdır.
Bu nedenle, limitin yaklaşık 2,96 milyar lira aşılması ve benzer durumun önceki iki yılda da görülmesi, belediyenin mali disiplininin yok edildiği anlamına geliyor
Bu bulgu konusunda yapılan değerlendirmede, “Bu kapsamda, borçlanma işlemlerinin 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 68’inci maddesi ile 2025/2 sayılı Borçlanma İşlemleri Hakkında Genelge’de öngörülen hesaplama, sınır ve usul hükümlerine aykırı olarak yürütüldüğü” vurgulandı.
2. BANKA BORÇLARI ZAMANINDA ÖDENEMEDİ: BELEDİYE FAİZ YÜKÜNE MAHKUM EDİLDİ Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin borçlanma limitindeki sınır aşımı, rapordaki tek finansal sorun değil. Sayıştay, belediyenin bankalardan kullandığı kredilerin taksitlerini vadesinde ödeyemediğini, bu nedenle borçların yapılandırıldığını ve belediye bütçesine ilave anapara ve faiz yükü getirildiğini belirledi. Kamu kaynaklarının ekonomik ve verimli kullanılması bakımından bu tespit özellikle önemli.
Çünkü borcun zamanında ödenememesi yalnızca ödeme takviminde bir değişiklik anlamına gelmeyebilir. Yapılandırmanın koşullarına bağlı olarak ek faiz ve diğer finansman maliyetleri doğabilir; gelecekteki bütçenin daha büyük bir bölümü geçmiş borçların ödenmesine ayrılabilir.
Sayıştay, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'ndaki hükümleri hatırlatarak, gecikme faizi ve benzeri ek maliyetler doğuracak borçların ödenmesinde gerekli önceliğin gözetilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Buradaki temel sorun, belediyenin borçlanmış olması tek başına değil; borçların vadesinde ödenememesi nedeniyle maliyetin büyümesi ve bunun kamu bütçesine yansımasıdır.
Vatandaş açısından karşılığı açıktır: Borçların yönetilememesi, gelecekte belediye hizmetleri için kullanılabilecek kaynaklar üzerinde baskı oluşturmak anlamına geliyor.
Bu nedenle belediye yönetiminin yalnızca toplam borç miktarını değil, yapılandırmaların maliyetini, ödeme takvimini ve borçların bütçe üzerindeki etkisini de açıklaması gerekiyor.
3. İHALE MEVZUATINA AYKIRI ALIMLAR: AYNI NİTELİKTEKİ İŞLERİN PARÇALARA BÖLÜNMESİ BİRİLERİNE İHALE VERMEK İÇİN Mİ YAPILDI?
Raporda, ihale mevzuatına göre temel ihale usulleriyle temin edilmesi gereken ve aynı ihale konusu içerisinde değerlendirilebilecek bazı hizmetlerin, parasal limitlerin altında kalacak biçimde kısımlara bölünerek doğrudan temin yöntemiyle alındığı tespit edildi.
Sayıştay'ın bu tespiti, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun temel ilkelerinin Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından sıklıkla ihlal edildiğini gösteriyor.
Kanun; kamu alımlarında saydamlığın, rekabetin, eşit muamelenin, güvenilirliğin ve kaynakların verimli kullanılmasının sağlanmasını öngörüyor. İhale usulüyle alınması gereken ihtiyaçların, parasal sınırların altında kalmak amacıyla parçalara bölünmesine de izin vermiyor.
Sayıştay Raporu’nda parçalanarak yapılan doğrudan alımların amacı sorgulanırken ortaya konulan somut usulsüzlükler şöyle örneklendirildi: 1- 19 Mayıs etkinliklerinde iki alım: 980 bin 600 lira Raporda yer verilen örneklerden ilki, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinliklerine ilişkin. Bu etkinlikler için iki ayrı doğrudan temin yapıldığı ve toplam tutarın 980 bin 600 lira + KDV olduğu belirtildi. 2- 30 Ağustos etkinliklerinde iki alım: 1 milyon 274 bin 750 lira 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinlikleri için de iki ayrı doğrudan temin gerçekleştirildi. Bu iki alımın toplam tutarı 1 milyon 274 bin 750 lira + KDV olarak rapora yansıdı. 3- Deprem konutlarının teslim töreni için iki ayrı alım: 1 milyon 248 bin 741 lira
Raporda, deprem konutlarının teslim törenine ilişkin tanıtım materyallerinin satın alınması için gerçekleştirilen iki ayrı doğrudan temin de yer aldı.
Bu alımların toplamı 1 milyon 248 bin 741 lira + KDV olarak kaydedildi.
Sayıştay, bu örneklerde aynı nitelikteki alımların parasal limitlerin altında kalacak şekilde bölünerek aynı yüklenicilerden gerçekleştirildiğini tespit etti.
Belediye ise yanıtında, hizmetlerin aksamaması ve ihtiyaçların zamanında karşılanması amacıyla alımların ayrı süreçlerde gerçekleştirildiğini, parasal limitleri aşmamak için bilinçli bir bölme yapılmadığını savundu. Ayrıca benzer ihtiyaçların gelecekte yıllık planlama kapsamında topluca değerlendirilerek mevzuata uygun şekilde temin edilmesine yönelik hassasiyet gösterileceğini bildirdi.
Ancak belediyenin bu açıklaması ile Sayıştay'ın tespiti arasındaki fark ortada duruyor. İdarenin alımları ayrı ayrı gerçekleştirdiğini söylemesi, bu alımların hukuken ayrı ihtiyaçlar olduğunu tek başına kanıtlamıyor. Belirleyici olan, ihtiyaçların niteliği, bütünlüğü, planlanabilirliği ve uygulanması gereken ihale usulüdür.
KAMU İHLALİ MEVZUATINI İHLAL ETMEK MALATYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN RUTİNİ HALİNE GELMİŞ Sayıştay'ın söz konusu bulgusu, söz konusu işlemlerin kamu ihale mevzuatının ihlalinin Malatya Büyükşehir Belediyesi için artık normal bir rutin oluşturduğunu gösteriyor.
Bu noktada Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin şu sorulara cevap vermesi gerekiyor: Aynı etkinlik veya organizasyon kapsamında gerçekleştirilen alımlar neden ayrı süreçlere bölündü?
Dolayısıyla mesele, alımların yapılıp yapılmadığından ibaret değil; bu alımların hangi usulle ve hangi denetim güvenceleri altında gerçekleştirildiğidir.
4. BELEDİYE TAŞINMAZLARI İHALESİZ OLARAK ŞİRKETLERE DEVREDİLDİ Sayıştay'ın bir diğer tespiti, belediyenin mülkiyetinde veya tasarrufunda bulunan bazı taşınmazların işletme haklarının belediye şirketlerine ihale yapılmaksızın devredilmesi.
Raporda, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 26'ncı maddesinde sayılan alanlar ile bu kapsamın dışında kalan taşınmazlar arasında hukuki ayrım yapılıyor.
Söz konusu düzenleme, belirli tesislerin işletme haklarının belediyenin çoğunluk hissesine sahip olduğu şirketlere ihale yapılmaksızın devredilebilmesine olanak tanıyor. Ancak bu istisna, belediyeye ait her taşınmaz için sınırsız biçimde uygulanabilecek genel bir yetki değil.
Sayıştay, bu kapsamda yer almayan bazı taşınmazların da ihale yapılmadan belediye şirketlerine devredildiğini tespit etti. Raporda örnek gösterilen yerlerden biri, Mehmet Buyruk Caddesi'ndeki konferans salonunun altında bulunan market alanı. Bu alanın işletme hakkı Esenlik AŞ'ye devredildi ve yıllık kira bedeli 1 milyon 500 bin lira olarak belirlendi.
Buradaki sorun, belediye şirketlerinin kamu hizmetlerinde kullanılmasının kendiliğinden hukuka aykırı olması değil. Sorun, işletme hakkı devredilecek taşınmazın kanunda öngörülen istisna kapsamında bulunup bulunmadığı ve gerekli ihale usulünün uygulanıp uygulanmadığı.
Bir taşınmazın işletme hakkının devri, kamuya ait ekonomik değerin kullanım biçimini ve elde edilecek geliri doğrudan etkiliyor. Bu nedenle, kanundaki istisnaların kapsamı genişletilerek yorumlanması veya istisna dışında kalan taşınmazların ihalesiz devredilmesi, kamu kaynaklarının yönetimi ve rekabet ilkesi bakımından ciddi bir mevzuat ihlali anlamına geliyor. Sayıştay'ın tespiti, belediyenin taşınmaz devirlerinde yasal sınırları alt-üst etme konusunda fütursuzca hareket ettiğini gösteriyor.
5. MAHALLE BAKKALI BİLE MUHASEBE DİSİPLİNİNE ÖNEM VERİRKEN MASKİ İLE BELEDİYENİN HESAPLARI NEDEN BİRBİRİNİ TUTMUYOR? Raporun mali tablolar açısından en önemli bulgularından biri, Malatya Büyükşehir Belediyesi ile MASKİ arasındaki karşılıklı borç ve alacak kayıtlarının uyumsuz olması.
Sayıştay, iki ayrı tüzel kişiliğe ve bütçeye sahip kurumun birbirleriyle olan mali ilişkilerinin muhasebe kayıtlarında tutarlı biçimde gösterilmediğini belirledi.
Raporda yer alan rakamlar, farkın küçük bir muhasebe ayrıntısından ibaret olmadığını gösteriyor. Belediyenin kayıtlarında MASKİ'den 1 milyar 103,5 milyon lira alacaklı görünüyor Belediyenin muhasebe kayıtlarına göre MASKİ'den olan toplam alacak tutarı 1 milyar 103 milyon 551 bin 352 lira. MASKİ'nin kendi kayıtlarında ise belediyeye olan karşılıklı borç tutarı 346 milyon 461 bin 829 lira olarak yer alıyor. İki kurumun kayıtları arasındaki fark yaklaşık 757,1 milyon lira.
Üstelik MASKİ kayıtlarında 34 milyon 989 bin 187 liralık bir borcun belediyenin kayıtlarında hiç yer almadığı da raporda belirtiliyor. Bu durum, iki kurum arasındaki mali ilişkilerin aynı ekonomik işlemleri karşılıklı olarak doğrulayacak biçimde kayda geçirilmediğini ortaya koyuyor.
Belediye, rapora verdiği yanıtta kayıtların uyumlaştırılması için çalışmalara başlandığını ve bazı muhasebeleştirme işlemlerinin 2026 yılında gerçekleştirildiğini bildirdi.
Ancak bir işlemin sonraki yıl kayda alınmaya başlanması, 2025 yılı mali tablolarında ortaya çıkan uyumsuzluğu geriye dönük olarak kendiliğinden ortadan kaldırmıyor.
Mali tabloların güvenilirliği neden önemli? Belediyenin mali tabloları, yalnızca muhasebe biriminin kullandığı teknik belgeler değil. Bu tablolar; belediyenin varlıklarını, borçlarını, alacaklarını ve faaliyetlerinin mali sonuçlarını değerlendirmek için kullanılıyor.
İki kamu idaresi aynı mali ilişkiyi farklı tutarlarla kaydediyorsa, bu farkın hangi işlemlerden kaynaklandığının belirlenmesi ve kayıtların mutabık hale getirilmesi gerekiyor.
Aksi durumda belediyenin gerçek mali durumunun anlaşılması zorlaşabilir. Sayıştay'ın bu bulgusu, mali kayıtların doğruluğu ve güvenilirliği bakımından önem taşıyor.
6. MOTAŞ'IN SGK BORCU İÇİN BELEDİYEYE AİT YEDİ TAŞINMAZ DEVREDİLDİ: 114,9 MİLYON LİRALIK İŞLEM 2025 TABLOLARINA DOĞRU YANSITILMADI Sayıştay'ın mali tablolarla ilgili bir başka bulgusu, belediyenin yüzde 100 hissedarı olduğu MOTAŞ'ın Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçları nedeniyle gerçekleştirilen taşınmaz devri.
Rapora göre Büyükşehir Belediye Meclisi, 17 Aralık 2024 tarihli kararıyla belediyeye ait yedi taşınmazın MOTAŞ'ın SGK borçlarına mahsup edilmek üzere ayni sermaye olarak şirkete devredilmesini kararlaştırdı.
Ancak 14 Temmuz 2025 tarihli meclis kararıyla önceki karar iptal edildi ve taşınmazların doğrudan SGK'ya devredilmesine karar verildi.
Söz konusu yedi taşınmaz, toplam 114 milyon 969 bin lira değer üzerinden SGK'ya devredildi. Sayıştay'ın değerlendirmesi, işlemin yalnızca tapuda yapılan devrin biçimine bakılarak muhasebeleştirilemeyeceği yönünde. Çünkü belediyeye ait taşınmazlar kullanılarak belediye şirketinin SGK borçları ortadan kaldırılmış oldu. Sayıştay, ekonomik ve mali mahiyeti itibarıyla bu işlemin şirkete ayni sermaye aktarımı niteliği taşıdığına dikkat çekti.
Bu nedenle işlemin belediyenin iştiraklerine yatırılan sermayeler hesabında ve ilgili bütçe kayıtlarında gösterilmesi gerekiyordu. Belediye, 2026 yılında taşınmazların değerinin MOTAŞ sermayesine eklenmesine karar verildiğini, işlemin tescil edildiğini ve muhasebe kayıtlarının yapıldığını bildirdi.
Ancak bu işlemlerin 2026 yılında yapılması nedeniyle 2025 yılı mali tablolarında taşınmaz devrinin gerçek mahiyetinin gösterilemediğini belirten Sayıştay, belediyenin varlık ve öz kaynak hesaplarının olması gereken tutardan eksik gösterildiğini kaydetti.
Burada yanıtlanması gereken soru, belediye şirketinin borcunun ödenmiş olması değil; bu ödeme için kullanılan belediye varlığının mali kayıtlara doğru biçimde yansıtılıp yansıtılmadığıdır.
Kamuya ait taşınmazlarla gerçekleştirilen işlemlerde, hukuki biçim kadar ekonomik sonuçların da doğru muhasebeleştirilmesi gerekiken Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin bu kuralı yok sayan bir tutum içinde olması da Sayıştay müfettişleri tarafından eleştirilen bir usulsüzlük olarak tespit edildi.
7. BELEDİYENİN 5 BİN 990 TAŞINMAZINDAN 3 BİN 357'SİNİN DEĞERLEMESİ TAMAMLANMADI Sayıştay'ın raporunda belediyenin taşınmaz envanterine ilişkin tespit de dikkat çekiyor. 31 Aralık 2025 itibarıyla Malatya Büyükşehir Belediyesi adına tapuda kayıtlı toplam 5 bin 990 taşınmaz bulunuyor. Ancak bu taşınmazların değerleme işlemleri tamamlanmış değil.
Raporda yer alan dağılım şöyle: 655 taşınmazın maliyet bedeli üzerinden muhasebe kayıtlarına alındığı, Üstelik aynı konu önceki yılın Sayıştay raporunda da yer aldı. Belediye, değerleme çalışmalarına başlandığını ve işlemlerin sürdüğünü belirtti.
Ancak kamuya ait binlerce taşınmazın gerçek değerlerinin mali tablolara doğru biçimde yansıtılamaması, belediyenin sahip olduğu varlıkların mali büyüklüğünü değerlendirmeyi güçleştiriyor.
Bir belediyenin ne kadar taşınmaza sahip olduğu kadar, bu taşınmazların hangi değer üzerinden kaydedildiği de önemli.
Çünkü taşınmaz envanteri, bütçe yönetiminin, varlık yönetiminin ve hesap verebilirliğin temel parçalarından biri.
Binlerce taşınmazın değerlemesinin yıllar içinde tamamlanamamış olması, yalnızca teknik bir eksiklik değil; kamu varlıklarının yönetiminde süreklilik gösteren bir sorundur.
8. ÇEVRE TEMİZLİK VERGİSİ PAYLARININ TAKİBİ YAPILMADI: 43 MİLYON LİRAYI TAHSİL ETMEDİ Sayıştay, MASKİ ile ilçe belediyelerinden Malatya Büyükşehir Belediyesine aktarılması gereken çevre temizlik vergisi paylarının takibinin yapılmadığını da tespit etti.
Rapora göre MASKİ'den tahsil edilmesi gereken çevre temizlik vergisi payı 43 milyon 61 bin 226 lira. İlçe belediyeleri bakımından ise yalnızca Doğanşehir Belediyesinin ilgili tutarı Büyükşehir Belediyesine aktardığı, diğer ilçe belediyeleriyle ilgili tahakkuk veya tahsilat işlemlerinin yapılmadığı belirtildi.
Bu bulgu, belediyenin kendi gelirlerini artırma çabasından önce, mevzuat gereği kendisine aktarılması gereken gelirlerin takibini yapıp yapmadığını da gösteriyor.
Çevre temizliği ve atık yönetimi gibi hizmetlerin finansmanında kullanılacak gelirlerin düzenli biçimde tahakkuk ettirilmesi, izlenmesi ve tahsil edilmesi gerekiyor.
Kamu gelirlerinin takibindeki eksiklikler, belediyenin mali kaynaklarının etkin yönetilmesinin umursanmadığının delili olarak anılıyor.
Daha da önemlisi, aynı konunun önceki yılın raporunda da yer almasına karşın, çözüm bir yana, sorun daha da büyütülmüş.
Burada mesele yalnızca 43 milyon liralık tutar değil; belediyenin kendisine ait gelirleri izlemeyi ve tahsil etmeyi görev edinmemiş olmasıdır.
9. BELEDİYEYE AİT DÜNYA KAYISI TİCARET MERKEZİ'NDEKİ BAZI İŞ YERLERİ ATIL DURUMDA, BAZILARI İSE İŞGAL ALTINDA Malatya'nın ekonomik kimliği açısından önem taşıyan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi de Sayıştay raporunda yer aldı. Raporda, merkezdeki iş yerlerinin bir bölümünün atıl durumda olduğu, bir bölümünün ise fuzuli şagiller tarafından kullanıldığı tespit edildi. Bu bulgu, yalnızca bir taşınmaz yönetimi sorunu olarak değerlendirilemez.
Kayısı, Malatya'nın tarımsal üretimi, ticareti, ihracatı ve istihdamı açısından temel sektörlerden biri. Bu alanda ticari faaliyetleri desteklemek amacıyla oluşturulan bir merkezin iş yerlerinin atıl kalması, tesisin ekonomik işlevinin ne ölçüde yerine getirildiği sorusunu gündeme getiriyor.
Öte yandan, iş yerlerinin yetkili bir kullanım veya kira ilişkisi olmaksızın fiilen kullanılması (fuzuli işgal), belediye taşınmazlarının korunması ve işletilmesi açısından da denetim gerektiriyor.
Kamuya ait bir ticaret merkezinin amacı, yalnızca fiziksel bir yapı oluşturmak değil; bu yapıyı düzenli, hukuka uygun ve ekonomik açıdan verimli biçimde işletmek.
Sayıştay'ın tespiti karşısında belediyenin, atıl iş yerlerinin neden kullanılmadığını, fiili kullanıcıların durumunu ve merkezin işletilmesine ilişkin planını açıklaması gerekiyor.
10. TİCARİ PLAKALAR İHALESİZ VE SÜRESİZ KULLANDIRILDI... PEKİ KİMLERE ÇIKAR SAĞLANDI? Sayıştay raporundaki bir başka bulgu, ticari plakaların kullanım haklarının ihale yapılmaksızın ve süresiz olarak verilmesi. Bu tespit, belediyenin düzenleme ve tahsis yetkilerini kötüye kullandığı iddialarını güçlendiriyorç
Yüksek ücretlerle verilen ticari plaka kullanım hakları, ekonomik değer taşıyan ve ticari faaliyete imkân sağlayan haklar. Bu hakların kime, hangi koşullarda ve ne kadar süreyle verildiği, kamu yönetiminde eşitlik ve denetlenebilirlik ilkeleri bakımından önem taşıyor.
Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin ihale yapılmaksızın ve süre sınırı olmadan kimi kişilere ticari plaka kullanım hakkı vermesi, kamuya ait ekonomik değerin dağıtımında yasa dışı iş ve işlem yaptığı şüphelerine yol açıyor.
Sayıştay, bu konunun önceki yılın raporunda da bulunduğunu ve önceki bulguya ilişkin işlemin yerine getirilmediğini de kaydetti.
Bu nedenle belediyenin yalnızca mevcut uygulamayı açıklaması yeterli değil; kullanım haklarının hangi hukuki dayanakla verildiğini ve önceki denetim tespitinin neden giderilemediğini de ortaya koyması gerekiyor.
11. SİMİTÇİ DİLENCİ KOVMAK İÇİN ZABITA ORDUSU KURAN MALATYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ DEVASA AVM’NİN RUHSATSIZ ÇALIŞMASINA İZİN VERMİŞ
İşyeri açma ve çalışma ruhsatları, işletmelerin mevzuatta öngörülen koşulları karşılaması ve ilgili idari denetimlerin yürütülmesi açısından önem taşıyor.
Ruhsatı bulunmayan ve çinde çok sayıda işletme bulunan AVM’nin ruhsatısz, yasa dışı ve kayıstız biçimde faaliyet göstermesi, belediyenin ruhsatlandırma ve denetim görevlerinin nasıl savsakladığını ya da bilerek ve isteyerek bu yasadışı duruma göz yumduklarını göstermesi bakımından vahim bir duruma işaret ediyor.
Burada raporun ortaya koyduğu husus, söz konusu işletmenin ruhsat olmaksızın faaliyet göstermesidir. Bu tespitten hareketle işletmenin bütün faaliyetlerinin hukuka aykırı olduğu veya belediye görevlilerinin kasıtlı biçimde işlem yaptığı sonucuna varılamaz.
Dilenci ve simitçi kovmak için “zabıta ordusu” kuran Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin devasa bir AVM’ye ruhsatsız faaliyet göstermesine göz yumması tam anlamıyla skandal niteliğinde tutumu anlatan çarpıcı bir örnek.
12. TELEKOMÜNİKASYON ALTYAPISINDAN ALINMASI GEREKEN GEÇİŞ HAKKI BEDELLERİ TAKİP EDİLMEDİ Sayıştay Raporunda, Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin sabit ve mobil haberleşme altyapısı ile şebekelerinden alınması gereken geçiş hakkı bedellerinin takip ve tahsilatını yapmadığı da ortaya çıktı.
Sayıştay'ın incelemesine göre belediyede bu gelir için gerekli tarife belirlenmemiş, tahakkuk ve tahsilat işlemleri gerçekleştirilmemiş, altyapı işletmecilerinin başvurularına ilişkin etkin bir takip de yürütülmemişti.
Telekomünikasyon altyapısının belediyeye ait taşınmazlardan geçirilmesi nedeniyle mevzuat çerçevesinde alınabilecek bedellerin takip edilmesi gerekiyor.
Bu gelirlerin tahakkuk ettirilmemesi, belediyenin yararlanabileceği mali kaynakların değerlendirilmemesi anlamına geliyor.
13. MOTAŞ'A USULSÜZ GELİR DESTEĞİ VERİLDİ
Belediye şirketlerine yapılan mali desteklerin hangi ihtiyaçtan kaynaklandığı, nasıl hesaplandığı ve hangi performans veyamaliyet ölçütlerine dayandığı ortaya konulmadan, keyfi biçimde belediye bütçesinden para aktarılması, bu paranın hukuka uygun biçimde kullanılmadığını göstermesi bakımından büyük önem taşıyor.
Çünkü belediyenin şirketlerine aktardığı kaynaklar da kamu kaynaklarının kullanımının bir parçası ve Malatya Büyükşehir Belediyesi kamu kaynaklarının hovardaca harcanması konusunda herhangi bir kısıtlamayı tanımama konusunda oldukça cesur davranıyor.
14. HAFRİYAT DÖKÜMLERİNDE BİLE KONTROL VE DENETİM YAPILMAMIŞ Sayıştay Raporunda hafriyat dökümlerinin kontrol ve denetiminde ciddi sorunlar bulunduğu da kaydedildi. Hafriyat ve inşaat atıklarının yönetimi, çevre sağlığı ve kent düzeni açısından doğrudan kamu sorumluluğu kapsamında.
Bu alandaki denetimin yetersiz olması, döküm faaliyetlerinin mevzuata uygunluğunun ve bunlardan kaynaklanan gelirlerin doğru biçimde izlenmesinin önünde sorun oluşturabilir.
Belediyenin sorumluluğu yalnızca döküm alanlarını belirlemekle sınırlı değil; döküm faaliyetlerinin kontrolünü, denetimini ve ilgili mali işlemlerin takibini de kapsıyor.
Sayıştay'ın bu konudaki bulgusu, Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin hafriyat yönetimi ve denetimi konusunda da sınıfta kaldığını gösteren bir bulgu oldu.
15. KAZI GELİRLERİNİN ALTYAPI YATIRIM HESABINDA TOPLANMAMASININ ÖZEL BİR NEDENİ VAR MI? Raporda, belediyenin sorumluluğundaki alanlardan elde edilen kazı gelirlerinin altyapı yatırım hesabında toplanmadığı tespit edildi.
Bu bulgu, kamu gelirlerinin yalnızca tahsil edilmesinin değil, mevzuatın öngördüğü hesaplarda izlenmesinin de zorunlu olduğunu vurguluyor.
Altyapı çalışmaları nedeniyle elde edilen gelirlerin ilgili hesaplarda toplanması, kaynakların amacına uygun biçimde izlenebilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Bu tür kayıt ve hesaplama eksiklikleri, belediyenin altyapı gelirleri ile yatırımları arasındaki mali ilişkinin şeffaf biçimde değerlendirilmesini güçleştirebilir.
16. AYKOME YÖNETMELİĞİ GÜNCEL MEVZUATLA UYUMLU DEĞİL Sayıştay, Malatya Büyükşehir Belediyesi AYKOME Çalışma Yönetmeliği'nin güncel mevzuat ve fiili uygulamalarla uyumsuz olduğunu da belirledi.
Raporda, yönetmeliğin sistematik yapısı, madde sıralaması ve kullanılan dil bakımından anlaşılabilirlik ve uygulanabilirlik sorunları taşıdığına dikkat çekildi.
Daha önemlisi, yönetmeliğin bazı hükümlerinin, altyapı kazı izinleri ve harçlarına ilişkin yetki dağılımı konusunda güncel mevzuatla uyumsuzluk oluşturduğu değerlendirildi.
Bu durum, büyükşehir ve ilçe belediyeleri arasındaki yetki ve mali sorumlulukların belirsizleşmesine, uygulama birliğinin bozulmasına ve gelirlerin yanlış idarede toplanmasına yol açabilecek bir risk olarak rapora yansıdı.
Bir yönetmeliğin yürürlükte olması tek başına yeterli değil. Yönetmeliğin üst mevzuata uygun, anlaşılabilir ve fiili uygulamayla tutarlı olması gerekiyor.
Sayıştay'ın tespiti, altyapı koordinasyon süreçlerinde hukuki ve idari belirsizliklerin giderilmesi ihtiyacını ortaya koyuyor.
17. KATI ATIK DEPOLAMA VE TRANSFER İŞLEMLERİ MEVZUATA UYGUN YÖNETİLMEDİ Katı atık depolama ve transfer işlemlerinin düzenlemelere uygun yürütülmemesi de rapordaki bulgular arasında yer aldı. Katı atık hizmetleri, halk sağlığı ve çevrenin korunması bakımından belediyelerin temel sorumlulukları arasında.
Bu nedenle depolama ve transfer süreçlerinin ilgili düzenlemelere uygun yürütülmesi, yalnızca idari bir formalite değil; çevre ve halk sağlığı açısından da önemli.
Ancak Sayıştay Raporu bulgusuan göre; Malatya Büyükşehir Belediyesi, çevre ve halk sağlığını hiçe sayan bir tutumla katı atık depolama ve transfer işlemlerini mevzuata uygun olarak yönetmekten aciz kaldı.
Sayıştay'ın tespiti, bu süreçlerdeki uygulamaların mevzuatla uyumlu hale getirilmesi gerektiğini gösteriyor.
18. YAPIM İŞLERİNDE SİGORTA POLİÇELERİ NEDEN GÜNCELLENMEDİ? Sayıştay, yapım işlerinde bütün riskler (All Risk) sigorta poliçelerinin tutarlarının iş artışı ve fiyat farkı ödemelerinde güncellenmediğini tespit etti.
Yapım işlerinde sigorta, olası risklerin yönetimi ve kamu yatırımının korunması açısından önemli bir güvence. İşin kapsamı veya maliyeti değiştiğinde sigorta teminatlarının da sözleşme ve ilgili mevzuat çerçevesinde uygun biçimde güncellenmesi gerekiyor.
Poliçe tutarlarının iş artışlarına ve fiyat farklarına rağmen güncellenmemesi, sigorta teminatı ile işin güncel değeri arasında uyumsuzluk doğurabilir.
Bu nedenle belediyenin yapım işlerinde sigorta tutarlarını sözleşme değişiklikleriyle uyumlu biçimde takip etmesi gerekiyor.
19. YAPIM İŞLERİNİN UYGULAMA PROJELERİNDE KAFA KARIŞTIRAN HATALAR BİLEREK Mİ YAPILDI? Raporda, yapım işlerinin uygulama projelerinde hatalar bulunduğu da belirtildi. Uygulama projeleri, yapım işinin hangi teknik koşullarda ve nasıl gerçekleştirileceğini belirleyen temel belgeler arasında. Projelerdeki hatalar, işin yürütülmesinde değişikliklere, ek maliyetlere veya uygulama sorunlarına yol açabilecek riskler taşıyor.
Sayıştay'ın bu bulgusu, yapım işlerinde proje hazırlama, kontrol ve onay süreçlerinin daha dikkatli yürütülmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
20. İLK İŞ PROGRAMLARI SÖZLEŞMEDEKİ ÖDENEK DİLİMLERİNE UYGUN HAZIRLANMADI
İş programları ile sözleşmede öngörülen ödenek dağılımının uyumlu olması, yatırımın zamanında ve mali planlamaya uygun yürütülmesi açısından önemli.
Bu uyumun sağlanmaması, işin ilerleme takvimi ile kaynakların tahsis edilmesi arasında sorunlar doğuracak riskler taşımasına rağmen bu uygulamaya devam edilmesi, belediyenin çıkarları ile uyuşmuyor.
Belediyenin, yapım işlerinin başlangıcında hazırlanan iş programlarını sözleşme koşullarıyla uyumlu hale getirmesi ve onay süreçlerinde gerekli kontrolleri uygulaması gerekiyordu.
21. İŞ BİTİM TARİHİ BELİRLENİRKEN ÇALIŞMAYA UYGUN OLMAYAN HAVA GÜNLERİ YENİDEN EKLENEREK MÜTEAHHİTLERİN İŞİ UZATMASINA YOL MU VERİLDİ? Sayıştay'ın bir diğer yapım işi bulgusu, işin bitiş tarihinin hesaplanmasına ilişkin. Raporda, sözleşmede belirlenen iş süresine havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmadığı kabul edilen dönemin ayrıca eklenmesiyle iş bitiş tarihinin belirlendiği tespit edildi.
Örnek olarak incelenen işte, sözleşmedeki 450 günlük sürenin fiili işe başlama tarihi esas alınarak hesaplanması gerekirken, 1 Aralık 2021 ile 1 Nisan 2022 arasındaki dönemin ayrıca eklenmesi sonucu iş bitiş tarihi 4 Şubat 2023 yerine 3 Haziran 2023 olarak belirlenmişti.
Sayıştay, sözleşmede hava koşullarına ilişkin sürenin iş süresi hesabında zaten dikkate alındığı durumlarda bu günlerin ayrıca eklenmemesi gerektiğini vurguladı.
Sayıştay Raporu’ndaki bu bulgu, Selahattin Gürkan döneminin usulsüz işlemini tespit etmiş oldu.
22. MAŞTİ'NİN BAKIM GİDERLERİ SÖZLEŞMEYE RAĞMEN BELEDİYE BÜTÇESİNDEN KARŞILANDI Sayıştay'ın dikkat çektiği bir başka konu, Malatya Şehirlerarası Otobüs Terminali'nin (MAŞTİ) bakım ve onarım giderleri.
MAŞTİ'nin işletme hakkı, Sami Er yönetimi tarafından 1 Ocak 2025 ile 31 Aralık 2028 arasındaki dönem için belediyenin yüzde 100 hissedarı olduğu MOTAŞ'a devredildi.
Belediye ile MOTAŞ arasında imzalanan sözleşmede tesisin bakım, onarım ve temizliğinden işletmecinin sorumlu olduğu belirtiliyordu.
Ancak Sayıştay incelemesinde belediyenin terminaldeki VRF sistemi için 424 bin lira + KDV, ısıtma sistemi için ise 782 bin lira + KDV tutarında bakım ve onarım gideri üstlendiği tespit edildi. İki işlemin toplamı 1 milyon 206 bin lira + KDV. Belediye, bazı ekipmanların değişiminin demirbaş niteliğinde değerlendirilerek belediye bütçesinden karşılandığını bildirdi ve gelecekte işletme hakkı devredilen tesislerin bakım ve onarım giderlerinin işletmeciler tarafından karşılanmasının sağlanacağını belirtti.
Ancak Sayıştay, sözleşme hükümlerine bağlı kalınması ve sözleşmede belediyeye ait olmadığı belirtilen giderlerin belediye tarafından üstlenilmemesi gerektiğini vurguladı.
Burada temel soru, belediye şirketine devredilen işletmenin hangi giderlerinin hangi gerekçeyle belediye bütçesinden karşılandığıdır.
Kamu kaynaklarının doğru kullanılması, yalnızca harcamaların belgelenmesiyle değil, harcamaların doğru sorumluluk sahibi tarafından yapılmasıyla da ilgilidir.
23. MÜDÜRLÜKLERDE VEKÂLETEN GÖREVLENDİRME YAYGINLAŞTI…BU DURUM BAŞKAN SAMİ ER’İN, BİR İNSAN KAYNAKLARI POLİTİKASI OLMADIĞINI GÖSTERİYOR Sayıştay raporunda personel yönetimi açısından dikkat çeken bir diğer bulgu, vekâleten ve tedviren görevlendirmelerin yaygın biçimde kullanılması. Rapora göre belediyede toplam 70 şube müdürlüğü kadrosu bulunuyor. Bu kadroların: 15'i asaleten, Daire başkanlıklarında da bir kadronun vekâleten, bir kadronun ise tedviren yürütüldüğü rapora yansıdı.
Sayıştay, vekâleten görevlendirmenin kamu hizmetlerinin kesintisiz yürütülmesi için öngörülmüş istisnai bir yöntem olduğunu, genel ve sürekli bir personel atama yöntemine dönüştürülmemesi gerektiğini belirtti.
Tedviren görevlendirme bakımından da mevzuatın sınırlarına dikkat çekildi. Belediye ise bu görevlendirmelerin hizmetlerin aksamaması ve görevde yükselme ile unvan değişikliği süreçleri tamamlanıncaya kadar kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla yapıldığını bildirdi. Ayrıca görevlendirilen personele mevzuata aykırı mali hak sağlanmadığını ve kamu zararına yol açacak bir işlem tesis edilmediğini savundu.
Bu açıklamalar değerlendirilirken iki konuyu birbirinden ayırmak gerekiyor. Birincisi, personelin vekâleten görevlendirilmesinin kendiliğinden suç veya yolsuzluk anlamına gelmediği. İkincisi ise istisnai bir görevlendirme yönteminin yaygınlaşmasının kurumsal yapı, görev dağılımı ve asaleten atama süreçleri açısından sorgulanabilir olduğu.
70 şube müdürlüğünün 55'inin vekâleten veya tedviren yürütülmesi, belediyenin yönetim kadrolarındaki istikrar ve atama politikasının olmadığını gösteriyor.
24. YATIRIM AVANSI 2011'DEN BERİ KAPATILMADI: 151 BİN 947 LİRA İÇİN TAKİP SORUNU Sayıştay'ın önceki yıldan kalan bulgularından biri de yatırım avansının mahsubunun yapılmaması. Raporda, 259 Yatırım Avansları Hesabı'nda 151 bin 947 lira 87 kuruş tutarında avans bulunduğu ve bu tutarın 2011 yılından beri hesapta yer aldığı belirtildi.
Sayıştay, avansa konu taahhüdün artık bulunmamasına rağmen tutarın ilgili hesaptan çıkarılarak alacak olarak izlenmediğini ve takibinin yapılmadığını tespit etti.
Belediye, avansın geçmişte kapatılan su ve kanalizasyon işletmesinden devralınan hesaplar içinde yer aldığını, kapatma işlemi için gerekli belgelerin bulunmadığını ve MASKİ'den bilgi ve belge beklendiğini bildirdi.
Ancak Sayıştay, önceki yılın raporunda da yer alan bu konu bakımından gerekli işlemlerin yapılmadığını kaydetti.
Bir kamu idaresinin geçmişten devraldığı kayıtları açıklığa kavuşturması, alacaklarını doğru hesaplarda izlemesi ve tahsil edilmesi gereken tutarlar için gerekli işlemleri yürütmesi gerekiyor.
Tutarın görece düşük olması, sorunun niteliğini ortadan kaldırmıyor. Çünkü burada mesele yalnızca 151 bin 947 lira değil; bir avansın yıllarca açık kalması ve buna ilişkin takip işlemlerinin sonuçlandırılamaması.
25. ÖNCEKİ YILIN BULGULARINDAKİ YANLIŞLARDA NEDEN ISRAR EDİLDİ? Sayıştay raporunun en önemli yönlerinden biri, bazı bulguların önceki yıllardan devam ediyor olması. Raporun ekindeki izleme tablosunda, 2024 yılı denetim raporunda yer alan şu konuların yerine getirilmediği belirtiliyor:
Yatırım avansının mahsubunun yapılmaması,
Çünkü denetimin işlevi, yalnızca hataları bulmak ve raporlamak değil; idarenin bu hataları gidermesini ve aynı sorunların tekrarını önlemesini sağlamaktır.
Önceki yıl tespit edilen sorunların sonraki raporda yeniden yer alması, düzeltici işlemlerin tamamlanmadığını gösteriyor. Buradan hareketle belediyede hiçbir kontrol mekanizmasının bulunmadığı veya bütün birimlerin işlevsiz olduğu sonucuna varmak doğru olmaz. Nitekim raporun iç kontrol bölümünde bazı sistemlerin kurulduğu, çalışmaların başlatıldığı ve ilerleme kaydedildiği de belirtiliyor.
Ancak raporun bütününe bakıldığında, kurulan mekanizmaların tespit edilen sorunları zamanında ve kalıcı biçimde gidermekte yeterli olup olmadığı sorusu gündeme geliyor.
Kurumsal kapasitenin gerçek ölçütü, yalnızca prosedürlerin hazırlanması değil, bu prosedürlerin uygulamada sonuç üretmesidir.
13,5 MİLYAR LİRALIK BÜTÇENİN YÜZDE 65,86'SI HARCANDI, PEKİ NEDEN BU KADAR BÜYÜK BÜTÇE YAPILDI? Sayıştay raporunda yer alan bütçe verileri, belediyenin gelir ve gider gerçekleşmelerine ilişkin başka bir değerlendirme alanı sunuyor.
2025 yılı için belediyenin bütçe ödeneği 13 milyar 500 milyon lira olarak belirlendi. Yıl içinde gerçekleşen bütçe gideri ise 8 milyar 891 milyon 445 bin 907 lira oldu. Böylece gider gerçekleşmesi bütçenin yüzde 65,86'sında kaldı.
Net bütçe gelirleri ise 8 milyar 525 milyon 826 bin 562 lira olarak gerçekleşti. Bu tutar, 13,5 milyar liralık gelir tahmininin yüzde 63,15'ine karşılık geliyor.
Bütçe gelir ve gider gerçekleşmeleri arasındaki fark, belediyenin mali planlamasının, “Muhasebeye Giriş” düzeyinde bile olmadığını göstermesi bakımından enteresan bir mali tablo çiziyor.
MAL VE HİZMET ALIM ORANLARI 2024’E GÖRE FÜZE GİBİ YÜKSELMİŞ Raporda ayrıca mal ve hizmet alım giderlerinin 2024 yılına göre yüzde 61,52, cari transferlerin yüzde 88,56 ve sermaye giderlerinin yüzde 49,47 arttığı belirtiliyor.
Mal ve hizmet alımlarındaki artışın hangi ihtiyaçlardan kaynaklandığı, harcamaların ne ölçüde verimlilik sağladığı ve yatırım giderlerinin hangi projelere yöneldiği de kamuoyunun bilmesi gereken konular arasında.
Bununla birlikte, bu artış oranları tek başına mevzuata aykırılık kanıtı değil. Bunların bütçe planlaması, fiyat değişimleri, hizmet kapsamı ve gerçekleşen faaliyetlerle birlikte incelenmesi gerekiyor.
MALİ TABLOLARDAKİ OLUMLU FAALİYET SONUCU, DİĞER USULSÜZLÜKLER BELGELEYEN BULGULARI ORTADAN KALDIRMIYOR Sayıştay raporunda belediyenin 2025 yılı faaliyet giderleri 7 milyar 428 milyon 448 bin 951 lira, faaliyet gelirleri 10 milyar 310 milyon 520 bin 348 lira olarak kaydedildi.
Enflasyon düzeltme hesabıyla birlikte dönem olumlu faaliyet sonucu 12 milyar 154 milyon 802 bin 786 lira olarak gösterildi.
Ancak bu tutarın, belediyenin yıl içindeki nakit gelirleri ile giderleri arasındaki fark olarak yorumlanmaması gerekiyor. Raporda da belirtildiği üzere bütçe hesaplarıyla faaliyet sonuçları tablosunun kapsamı ve muhasebeleştirme esasları birbirinden farklı.
Bu nedenle olumlu faaliyet sonucu, belediyenin borçlanma limitini aşması, kredi taksitlerini zamanında ödeyememesi veya bazı mali kayıtların uyumsuz olması gibi diğer bulguları geçersiz kılmıyor.
Bir kamu idaresinin mali durumu değerlendirilirken gelir, gider, borç, varlık, nakit akışı ve muhasebe kayıtlarının güvenilirliği birlikte ele alınmalıdır.
SAYIŞTAY RAPORU’NUN ORTAYA ÇIKARDIĞI GERÇEK: SAMİ ER YÖNETİMİNDEKİ MALATYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TEL TEL DÖKÜLÜYOR Malatya Büyükşehir Belediyesi'nin 2025 yılı Sayıştay Denetim Raporu, belediyenin mali ve idari işleyişi bakımından son derece ciddi hukuka aykırılıklar, usulsüzlükler, mali çelişkiler, belediyeyi ve kamu kaynaklarını doğru ve yerinde kullanılmadığını gösterem çok sayıda örnek olayı açık ve net biçimde sergiliyor.
Borçlanma limitinin aşılması, bankalara olan borçların zamanında ödenememesi, ihale mevzuatını yok sayan alımlar, taşınmazların değerleme ve muhasebe sorunları, tahsilat takibindeki eksiklikler ve personel görevlendirmelerinin yaygınlığı aynı raporda yer alıyor.
Tüm bu örnekler, Sami Er yönetimndeki Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin mali disiplin, kurumsal denetim mekanizmaları, hukuka aykırılıkları ve usulsüzlükler, kaynakların yasalara aykırı biçimde kullanılması bakımından tel tel döküldüğünü belgeliyor.
Özellikle önceki yılın raporunda yer alan bazı bulguların giderilmemiş olması, belediyenin düzeltici işlemleri ne ölçüde zamanında ve etkili biçimde uyguladığını sorgulamayı gerekli kılıyor.
Kamu yönetiminde başarı yalnızca yatırım yapmak, hizmet üretmek veya bütçe kullanmakla ölçülmez. Kamu kaynaklarının hukuka uygun kullanılması, işlemlerin doğru kaydedilmesi, gelirlerin takip edilmesi, ihalelerin mevzuata uygun gerçekleştirilmesi ve denetim bulgularının giderilmesi de aynı derecede önemlidir.
MALATYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BU SORULARA CEVAP VERMEK ZORUNDA 1- Borçlanma limitinin üç yıl üst üste aşılmasına yol açan mali kararlar nelerdi? 2- Banka borçlarının vadesinde ödenememesi nedeniyle oluşan ek finansman yükü ne kadardır? 3- Sayıştay'ın eleştirdiği doğrudan temin işlemlerinde hangi gerekçelerle ayrı alım süreçleri uygulandı? 4- Belediye taşınmazlarının işletme haklarının devrinde kanuni istisnaların kapsamı nasıl değerlendirildi? 5- MASKİ ile belediyenin kayıtları arasındaki yüz milyonlarca liralık fark hangi işlemlerden kaynaklandı? 6- Binlerce taşınmazın değerleme işlemleri neden tamamlanamadı ve tamamlanması için hangi takvim belirlendi? 7- Çevre temizlik vergisi paylarının takibinde neden gecikme yaşandı? 8- Önceki denetim raporlarında yer alan sorunların giderilmesi için hangi işlemler yapıldı ve neden sonuç alınamadı? 9- Şube müdürlüğü kadrolarının büyük bölümünün vekâleten veya tedviren yürütülmesinin gerekçesi nedir? 10- Tespit edilen sorunların tekrarlanmaması için hangi sorumlular, hangi takvim ve hangi kontrol mekanizmalarıyla görevlendirildi?
Bunlar, yalnızca belediye yönetiminin yanıtlaması gereken teknik sorular değil. Aynı zamanda kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını bilmek isteyen Malatyalıların da yanıtını beklediği sorular.
Sayıştay raporunun ortaya koyduğu tablo, belediyenin bütün faaliyetlerinin hukuka aykırı olduğu anlamına gelmiyor. Ancak raporda tespit edilen sorunların kapsamı, mali büyüklüğü ve bir bölümünün önceki yıldan devam etmesi, belediye yönetiminin mali disiplin, mevzuata uygunluk ve hesap verebilirlik alanlarında kapsamlı bir değerlendirme yapmasını zorunlu kılıyor.
Kamu kaynağını kullanan idare, yalnızca yaptığı harcamayı değil, o harcamayı hangi hukuki dayanakla yaptığını, hangi sonucu elde ettiğini ve denetimde tespit edilen hukuka aykırı iş ve işlemleri neden yaptığını ve nasıl gidereceğini ya da düzelteceğini açıklamak zorundadır.
İlave olarak, hukuka aykırı iş ve işlemlere imza atanlar hakkında idari soruşturma ve cezai müeyyide uygulanıp uygulanmayacağının da kamuoyu ile paylaşılması gerekiyor. |
||
|
||
| Etiketler: Malatya, Büyükşehir, Belediyesi, Borç, Batağında, |
|
Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.








